Türkiye yönetimi 11 kişinin elinde.

Demokrasinin temsil edildiği Türkiye'de, son yapılan seçimlerde %47 oy alarak gelen partinin anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi aldığı kararla yoksaydı.
"Siyasi simge"ye siyasi karar
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği türban kararı siyaset dünyasını ve hukukçuları ikiye böldü. Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesinden 9’unun olumlu oyu ile türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal ederek yürürlüğünü durdurması siyaset dünyası ve hukukçular arasında tartışma yarattı.
Hukukçular, ‘kararın siyasi ve yanlış olduğunu’ düşünenlerle, ‘mahkemenin yetkisi dahilinde ve doğru olduğunu’ düşünenler şeklinde ikiye bölündü.
İstanbul Barosu eski başkanı Yücel Sayman, Anayasa Mahkemesi’nin kararı Anayasa’nın değiştirilemez maddelerinin şekli yönünde verdiğine dikkat çekti. Kararın yani Anayasa’nın değişmez maddelerini değiştirdiği iddiasının sağlam bir hukuki değerlendirme olmadığının altını çizen Sayman, “Herhangi bir değişiklik artık bu maddelere aykırılık oluşturabilir. Sonuç itibariyle karar, TBMM’den geçecek değişiklikleri iptal edebilme olasılığını ortaya koyuyor. İlerisi için tehlikeli bir karar” diye konuştu.
‘Başsavcının iddiası güçlendi’
Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Ülkü Azrak ise Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararlara paralel bir karar verdiğini belirtti. Aradaki farkın önceki kararların bir kanunun iptali yönünde olduğunu belirten Azrak, “Buradaki karar anayasa değişikliğinin iptali yönünde. Karar, anayasa değişikliği yönünden şekil konusunda bazı hukuki aykırılıklar nedeniyle kabul edilmiş. Bunun bir takım istisnaları var. Bunlardan bir tanesi de yasama organının, anayasa değişikliğini yaparken yetkisini ağır biçimde aşması ve bu nedenle de değişiklik niteliğindeki kanunun yok sayılması. Davayı açanların iddiası da buydu” diye konuştu.
Yüksek mahkemenin sadece çok ağır yetki kararlarında ortaya çıkan bir yaptırım olan ‘yokluk’ kararını uyguladığını ifade eden Azrak, “Acaba yasama organının bir işlemi olan anayasada değişiklik yapan bir kanun yok sayılabilir mi? Türkiye’de idari hukuk alanında Danıştay ve diğer idari mahkemelerinin, ‘yetki gaspı’ biçiminde ifade edilen bir idari kararı yok sayılır. Fakat Anayasa Mahkemesi’nin bu güne kadar , TBMM’den çıkan kanunu yok saydığını görmüyoruz. İlk defa oluyor. Gerekçesi de Anayasa’nın 2. maddesinde sayılmış olan niteliklerin herhangi birinin ihlal edilmesi ya da değiştirilmesi. Zaten 4. madde de teklif bile edilemeyeceği söyleniyor. Oysa teklif edilmiştir ve kabul edilmiştir. Laiklik kavramını neredeyse ortadan kaldıran, sınırlayan bir değişiklik. Anayasa Mahkemesi, laiklik prensibini zedelediği için değiştirmiştir. Ağır bir yetki gaspı olarak görülmüş ve yaptırımı olan yokluk maddesi uygulanarak iptal edilmiştir” dedi. Anayasa Mahkemesi’nin türban kararının, Başsavcının türban konusuna ilişkin iddialarını güçlendirmiş gözüktüğünün de altını çizen Azrak, “AKP iktidarı türbanı anayasaya aykırı biçimde kabul etme hususunda ısrarlı davranarak anayasa değişikliğine gitmiştir. Bu başsavcının iddiasını güçlendiriyor” diye konuştu.
‘Sevinenler aptal’
Doğu Konferansı Sözcüsü Mehmet Bekaroğlu, türban kararıyla Anayasa Mahkemesi’nin kendisine verilmeyen bir yetkiyi kullandığını ifade ederek, “Keyfiliktir. Bu işlemin 12 Eylül askeri darbesinin yaptıklarından hiçbir farkı yoktur. Bu darbenin iktidar partisine karşı yapıldığını sanıp sevinen başta ana muhalefet partisi olmak üzere bazı siyasetçilerin tutumu, aptallıktan başka bir şey değildir” dedi. Bekaroğlu açıklamasında, Anayasa Mahkemesi’nin türban kararını “darbe” olarak değerlendirdi.
Kararla Anayasa’nın bazı maddelerinin askıya alındığını belirten Bekaroğlu, “Anayasa Mahkemesi üyelerinin ‘şekil denetimi yetkilerini genişletip dolaylı esas incelemesi yapması’ Anayasa’nın tanımadığı bir yetkiyi kullanmaktır. Anayasa Mahkemesi bu karar ile TBMM’nin Anayasa değiştirme yetkisinin olmadığını söylüyor ki bunun anlamı da 22 Temmuz seçimlerinin yok sayılması, TBMM’nin bir şekilde kapatılmasıdır” dedi. AKP’nin bazı yanlışlarının bu sonuca sebep olduğunu söyleyen Bekaroğlu, “Darbenin muhatabı, parlamentonun tamamı ve bütün olarak millettir, herkesin demokrasi ve siyaset adına bu müdahaleye karşı çıkması gerekmektedir” dedi.
Kanadoğlu: Şekil yönünden
ANKA’ya konuşan Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin üniversitelere türban serbestisi getiren anayasa değişikliğini iptal kararını alırken, yapılan başvuruyu “şekil yönünden” inceleyip karara bağladığını söyledi.
- Yorumlamak için Giriş yapın veya kaydolun
Similar
- Sigara yasağını Anayasa Mahkemesi dinleyecek - Kapalı alanlarda sigara yasağı konusunda, bünyesinde çok sayıda uzman kuruluş barındıran Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi (SSUK), yasağın sınırlandırılmasına yönelik talebi inceleye
- Meclis'te '367' tartışması - Anayasa Mahkemesi üyeliğine üçüncü turda 256 oy alan Hicabi Dursun seçildi
- YÖK türbanı çözdü - AK Parti ve CHP, türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına anayasal çözüm ararken Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) erken davrandı.
- 'Samimiysen gel çözelim' - "Türban sorununu biz çözeriz" diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu'na seslenen Erdoğan, "Eğer dürüstsen ve samimiysen 13 Eylül gününden daha erkeni yok. Gel bu işi halledelim" dedi
Similar
- İsrail Dışişlerleri Türkiye'yi tehdit ediyor - İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Türkiye ile ikili ilişkilerde bozulmanın Türkiye'nin iç politikalarından kaynaklandığını söyledi ve Türkiye'yi 1979 İslam devrimi öncesind
- Ve Erbakan aday! - Delegeler aday olmayacağı açıklamasına rağmen Erbakan'ı aday gösterdi.
- CHP'den sanatçı açılımı - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu beyin fırtınası toplantıları kapmasında toplumun değişik kesimleri ile buluşmaya devam ediyor.
- Partilerin kasası dolacak - Siyasi Partiler, 2011 yılında Merkezi Yönetim Bütçesinden 327 milyon 301,1 bin lira yardım alacak.
- İstifaları Baykal önledi - CHP'DE Baykalcılar olarak bilinen grubun "istifa" söylemlerini Deniz Baykal "Herkes yerinde dursun" diyerek önledi.