Gül'ün dava ettiği vekil ırkçılığın dozunu arttırıyor!

Cumhurbaşkanı dava etti
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''annesinin etnik kökeniyle ilgili gerçek dışı beyanlarda'' bulunarak, ''kamusal konumundan kaynaklanan, büyük sorumluluk ve titizlikle yerine getirdiği devlet adamlığı kimliğini kamuoyunda karaladığı'' gerekçesiyle CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman'a 1 YTL'lik manevi tazminat davası açtı.
Gazeteport'un haberine göre, Cumhurbaşkanı Gül'ün avukatı Ömer Küçüközcan tarafından bugün açılan davanın dilekçesinde, Arıtman'ın geçen hafta TBMM'de gazetecilere 1915 olayları nedeniyle bir grup tarafından başlatılan ''özür dileme kampanyasını'' değerlendirdiği hatırlatıldı.
Arıtman'ın, bu sırada ''Cumhurbaşkanı Gül'ün kampanyayı desteklediğini'' iddia ederek, Gül'ün annesinin Ermeni kökenli olduğunu beyan ettiği kaydedilen dilekçede, bu iddianın tamamen gerçek dışı olduğu ifade edildi.
Dilekçede, Cumhurbaşkanı Gül'ün kamusal konumundan kaynaklanan, büyük sorumluluk ve titizlikle yerine getirdiği devlet adamlığı kimliğinin kamuoyunda karalanması dolayısıyla Arıtman'dan 1 YTL manevi tazminat talep edildi.
Artıman ırkçılığının dozunu arttırdı
Canan Arıtman Cumhurbaşkanı Gül dava açmasının "kendi takdirleri" olduğunu belirtti.
Arıtman, sözlerine “Cumhurbaşkanından tek bir dileğim var; çıkıp desin ki, Türk milleti hiçbir soykırım suçu işlememiştir” diyerek devam etti. Gül’ün dava açması üzerine yazılı bir açıklama yapan Canan Arıtman, iddialarından da vazgeçmedi. Arıtman, Cumhurbaşkanı’nın nüfus kütüklerine dayanarak Türk ve Müslüman olduğunu kanıtlayamayacağını ileri sürdü:
“Osmanlı’da sonradan Müslüman olan gayr-i müslimlere yeni nüfus kaydı çıkartılırken bizzat devlet tarafından baba adı olarak Müslüman isimler yazılırdı. Bu nedenle hiç birimiz soyağacıyla etnik kimliğimizi ispat edemeyiz. Bugün soy bağı, etnik aidiyetin bilimsel ve hukuki tek geçerliliği DNA bilgileridir.”
Irkçılıkta son nokta: DNA testi
Canan Arıtman'ın DNA isteği, yarım yüzyıl öncenin kafatası ölçümlerini akla getirirken, Arıtman'ın DNA bilgilerine değinmesi, ırkçı yaklaşımların son noktası olarak yorumlandı.
İşte Arıtman'ın ırk tespitinin DNA testi ile yapılacağına da değindiği açıklamasının tam metni:
"Cumhuriyetin 85. yılındayken bile ülkemizin bazı bölgelerinde hala her iki kız çocuğundan biri nüfusa kayıtlı değildir. Ailesindeki ölmüş çocukların nüfus kâğıtlarıyla yaşamını sürdüren çok sayıda vatandaşımız vardır. Osmanlıda ise tamamen beyana dayanılarak hatta çoğu kez sonradan Müslüman olan gayri Müslimlere yeni nüfus kaydı çıkartılırken, bizzat devlet tarafından bu kişilerin baba adı olarak Müslüman isimlerinin yazıldığı bir ülkede hiç birimiz soyağacıyla etnik kimliğimizi ispat edemeyiz. Bugün soy bağı, etnik aidiyetin bilimsel ve hukuki tek geçerliliği DNA bilgileridir. Ben kimsenin DNA raporlarının peşinde değilim. Ülkemdeki her yurttaşın inandığı, ait olduğunu hissettiği etnik kökenini iftiharla söyleyebilmesini, bundan gocunmamasını istiyor, kökeninden dolayı ayrımcılığa tabii tutulmamasını diliyorum. Kendini Türk olarak hisseden, algılayan bir yurttaş olarak kendi vatanımda ayrımcılığa uğradığımı, ikincilleştirildiğimi, başka etnik kökenlerin üste çıkarıldığını algılıyorum. Ne de olsa Türk’üm demenin ayıp olduğu, Atatürk’ü sevmenin gericilikle eş tutulduğu bir ülkede yaşıyoruz.
Emperyalistlerin ülkemdeki iş birlikçileri ile bize dayattıkları geleceği kabul etmiyorum. Ülkemin etnik ve dinsel temelde bölünüp, parçalanmasına, toprak kaybetmesine, emperyalistlerce sömürülmesine gücümün yettiğince karşı duracağım.
Cumhurbaşkanından başlayarak sade vatandaşımıza kadar "Uyan Ey Milletim, Uyan ve Diren" diyorum.
Cumhurbaşkanından tek bir dileğim var: Çıkıp dimdik desin ki, “Türk Milleti hiçbir soykırım suçu işlememiştir. Yüce milletimize pek çok milletin özür borcu vardır ama bizim kimseye özür borcumuz yoktur. Türk vatandaşı kimliğini kullanarak özür dilemeye kalkan diasporanın imzacıları yaptığınız iş yanlıştır, bu ülkenin geleceğine benzin dökmektir, yapmayın"
Zor bir şey istediğimi sanmıyorum. Bu Cumhurbaşkanının Anayasal görevidir. Bu görev yapılmazsa Anayasa suçu işlemiş olur ve istifa etmesi gerekir.
Bazı bilgi, belge ve tanık ifadelerinin mahkeme tutanaklarıyla devletin arşivlerine geçmesinden üzüntü duyarım ama Sayın Cumhurbaşkanının bana dava açması kendi takdirleridir.
İyi bir sosyal demokrat olarak aynı zamanda Kemalist’im. Partimin ilkeleri olan Altı Ok’a sımsıkı bağlıyım. Bu oklardan birini oluşturan Atatürk Milliyetçisiyim. Atatürk Milliyetçiliğinin ne anlama geldiğini bilmeyenler öncelikle bunun anlamını öğrensinler ki kafatasçı, ırkçı olmadığımı, "Ne Mutlu Türk’üm Diyene" anlayışında olduğumu algılayabilsinler.
Numaracı Cumhuriyetçilerin, liboşların, dönek solcuların, diasporanın köşelerdeki kalemşorlarının saldırısına uğrayacağımı, tezgâhlarına çomak soktuğumu, nasırlarına basılmış gibi feveran edeceklerini biliyordum. Atatürk’ün anasına hakaret edenlere ses çıkarmayanların Ermeni diasporasına destek vermeleri beklenen tutumdur.
İmza kampanyası bir siyasi proje olup, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi politikasına tamamen zıt ve Ermeni ırkçılarının savunduğu politikayla aynıdır. Sadece Milletime ve Cumhurbaşkanına bunu hatırlatma gereği duydum. Ellerindeki medya vasıtasıyla haksız bir şekilde bana ırkçı, kafatasçı, Nazi gibi nitelemelerle hakaret ve iftira atanlara dava açacağım. Beni bu şekilde yıldıramazlar, dimdik ayaktayım, arkamda duran, beni destekleyen yüce milletime minnettarım.
Sadece TBMM’de ettiğim yemin gereği vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü korumaya çalışıyorum. Hiç kimsenin, bana ettiğim yeminin anlamını ve haddimin sınırlarını hatırlatmaya kalkması haddi değildir.
Atatürk’ün Nutuk’taki öğüdünü, vasiyetini hatırlamakta, hatırlatmakta fayda var: “Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!"
Buradaki kanındaki ve vicdanındaki öz cevherin ırkçılık anlamına gelmediğini belirterekten Atatürk’ün ileriyi çok iyi görebilen bir lider olduğunu ve işaret ettiği yoldan ayrılmamamız gerektiğini bir kez daha yineliyorum. "
- Yorumlamak için Giriş yapın veya kaydolun
Similar
- Irkçı vekilden linç iddiası -
Bir haftayı aşkın zamandır Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün etnik kökeni ile ilgili yaptığı açıklamalarla gündeme gelen Canan Arıtman bu kez geri adım attı.
- Irkçı vekil tam gaz! - İNTERNETHABER sitesinin özel haberine göre, Canan Arıtman yaptığı açıklamada "Maskeyi çekip aldım. Saldırı altındayım" diye konuştu.
- CHP'li Arıtman ırkçılıkta hız kesmiyor - Cumhurbaşkanı Gül’ün annesi Ermeni olduğu için ‘özür diliyorum’ kampanyasını desteklediğini iddia eden Arıtman’a partisi CHP'den kınama cezası geldi.
- Irkçı vekilin son bombası! - Cumhurbaşkanı Gül'ün açıklamasının ardından Canan Arıtman'ın ağzından yine ırkçı ifadeler döküldü.
- Gül: "Müslüman ve Türküm" - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamasında, etnik kökenlerin zenginlik olduğunu ifade etti, ama yine de kendi geçmişinin Müslüman v
Similar
- İsrail Dışişlerleri Türkiye'yi tehdit ediyor - İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Türkiye ile ikili ilişkilerde bozulmanın Türkiye'nin iç politikalarından kaynaklandığını söyledi ve Türkiye'yi 1979 İslam devrimi öncesind
- Ve Erbakan aday! - Delegeler aday olmayacağı açıklamasına rağmen Erbakan'ı aday gösterdi.
- CHP'den sanatçı açılımı - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu beyin fırtınası toplantıları kapmasında toplumun değişik kesimleri ile buluşmaya devam ediyor.
- Partilerin kasası dolacak - Siyasi Partiler, 2011 yılında Merkezi Yönetim Bütçesinden 327 milyon 301,1 bin lira yardım alacak.
- İstifaları Baykal önledi - CHP'DE Baykalcılar olarak bilinen grubun "istifa" söylemlerini Deniz Baykal "Herkes yerinde dursun" diyerek önledi.